Mehmet FASIL | Kişisel Blog

birbiriyle ilişkili varlıklar bütünü(clark kent, çay,uyku sever,müzisyen kişilik)

By

YENİ NESİL ŞİRKET KÜLTÜRÜ VE GİRİŞİMCİLİK ÖRNEĞİ : GOOGLE

23 Ocak Çarşamba 00:39

Gece çift sıfırlamak için ne yapmalı sorusunun cevabında bana yazı malzemesi çıkaracak kadar geyik iki güzel insan.Lary Page ve Sergey Brin. Ayaklı kütüphane olmayı seven ve bu özelliklerinden dolayı çok sevilen akıl küpü kitap kurtlarının baş belası kişiler. Bu böyle çünkü ortaya koydukları başyapıt çoğu bilgi ve bilim tanımlarını alt üst etti. “Google’dan bakıverin, ödevler Google’dan copy paste yapılmayacak arkadaşlar” sözlerini öğretmenlere kurduracak kadar inatçı iki girişimci.  Yeni yüz yılın yol haritası dedikleri şirketleri bildiğiniz şirket tanımlarından çok farklı.

Ben bu güne kadar onlarca kültür okudum araştırdım fakat bir ülkenin bir eyaletindeki bir vadide kendilerine sadece 3 sokaklık yer verilen bir şirketin kurumsal kültürünün çoğu devlet yönetiminden daha çekici, daha vatandaşı olunası bir şekilde yönetildiğine rast gelmedim. Eleştirenler olabilir. Google‘ı şeytanlıkla suçlayanlar da olabilir. Fakat şu nokta bir gerçek ki Google bugün dünyanın en çok tercih edilen, en çok çalışılası ve hizmetlerine hayran kalınası şirketi. Zamanında ve doğru bir girişimin ürünü. Bu girişimin sahipleri Larry Page ve Sergey Brin. Şöyle neti biraz karıştırdım da hayat hikayeleri de değişik.

Bundan 7 yıl önce California’da Menlo Park’taki bir garajda iki üniversite öğrencisi (Larry Page ve Sergey Brin) adını bulmakta çok zorlandıkları bir şirket kurmuşlar. Esasen bu kuruluşun başlangıcı 95’li yıllara dayanıyor. (Bence bu bugün başına öz kelimesini getirip zincirler kuran Türk girişimciliğine örnek olması açısından çok önemli bir nokta! Dile kolay senelerce isim bulmakta zorlanmak ama sonunda başarmak!). Ve sonunda nur topu gibi bir Google’ları oldu. Google kelimesi Milton Sirrota tarafından, Kasnel ve James Newman’ın yayınlamış oldukları “Matematik ve Hayal Gücü” adlı kitapla ünlenen googol kelimesinin üzerinde bulundu.

İki üniversite öğrencisi Larry Page ve Sergey Brin ilk olarak üniversiteyi tanıtma turlarında birbirleri ile tanışıyorlar. Turlar o günlerde kız arkadaş ayarlamak için ideal gezintiler. Fakat bu iki parlak genç harçlıklarını paylaşmak zorunda olacakları kız arkadaşlardan şimdilik uzaklar. Teknolojiyi seviyor ve yakından takip ediyorlar. Fakat birbirinden de şimdilik haberleri yok. İnternet sitelerinde anlatıklarına göre her iki karakter birbirleri ile hiç anlaşamıyor ve sürekli münakaşa ediyorlar. Kim bilir belki de, Stanford üniverstesi bilgisayar bölümü öğrencileri ve Google.com’un kurucuları olan iki girişimcinin birbirleri ile farklı fikirlere sahip olmaları, belki de ortaya bugün kullandığımız gelişmiş arama motorunun ortaya çıkmasını sağlıyor. 1996 yılı Ocak ayında Larry ve Sergey “BackRub” adlı arama motoru için birlikte çalışmaya başlarlar.

“BackRub” adı arama motorunun sitelerden geriye dönük bağlatıları analiz etmesi fikri üzerine kurulur. Her iki genç öğrenci, tüm öğrencilerin yaşadığı parasal sıkıntılarla karşılaşıyorlar. Fikirlerinin çalışıyor olması için sitelerinin bir sunucuda olması gerekir ama sunucuların fiyatları çok pahalı olduğu için Larry düşük kapasiteli bilgisayardan çok başarılı bir sunucu ortaya çıkarır. Bir yıl geçtikten sonra yapmış oldukları BackRub bağlantı analizi görenler tarafından çok beğenilir ve ürünleri hızla yayılır.

Üniversite içinde ağızdan ağza konuşulmaya başlanır. 1998 yılının ilk yarısında Larry ve Sergey projelerini mükemmel hale getirmek üzere çalışmaya devam ederler. Terabyte boyutundaki disklerleri alarak Google.com’un ilk veri merkezini Larry’in yurttaki odasına kurarlar. Bu sırada Sergey’de üniversitede bir ofis kurar. Potansiyel yatırımcılar ve arama teknolojilerinin lisansını satın almak isteyecek firmaları çağırmaya başlar. Ofislerine Yahoo’nun kurucusu ve arkadaşları da olan David Filo’yu da davet ederler.

David Filo sıkı bir iş çıkardıklarını kabul etmekle birlikte Larry ve Sergey’i kendi arama motoru şirketlerini kurmaya cesaletlendirir ve – “Tümüyle geliştirdiğiniz ve ölçeklenebilir duruma geldiğinde tekrar konuşalım” der. Diğer yatırımcılardan hiç biri Google.com’la bu kadar fazla ilgilenmez. Hatta o zamanın önemli bir internet sitesi yöneticisi; – “Rakiplerimizin % 80′ini kadar iyi olursak bu bizim için yeterli, bizim kullanıcılarımız arama ile gerçekten ilgilenmiyorlar” der.

 

O günün büyük internet şirketlerinin dikkatini çekemeyen iki ortak kendi başlarına hareket etmeye karar verirller. İhtiyaçları olan sadece yurt odasından çıkmalarını sağlayacak maddi bir destektir. Bir de google.com için satın aldıkları terabyte boyutundaki sabit disklerinden kaynaklanan kredi kartları borçlarını ödeyecek para lazımdır. Böylece doktora tezlerini bir yana koyup melek bir yatırımcı aramaya başlarlar. İlk ziyaret ettikleri hem arkadaşları hem de fakülte üyesi olan Andy Bechtolsheim olur. Bechtolsheim Sun Microsystems’in kurucularındandır. İki gencin gösterdiği demoya ilk bakışta yaptıkları işte çok büyük bir potansiyel olduğunu görür, ancak toplantıda çok az zamanı olduğu için onlara – “Detaylar hakkında tartışmak yerine size sadece bir çek yazayım” der. ve Google Inc. adına 100.000 USD lık bir çek yazıp onlara verir. Andy’nin yapmış olduğu bu yatırım aslında bir ikilem yaratmıştır. Yasal olarak Google Inc. şirketi olmadığı için bu çeki tahsil etmekte mümkün değildir. İki genç aile fertleri, arkadaşları ve yakın tanıdıkları ile şirket kurma çalışmalarıyla uğraşırken çek bir kaç hafta Larry’nin çekmecesinde bekler. Sonunda başlangıç sermayesi olarak yakınlarından 1 milyon doları toplayarak, şirketin ilk sermayesi için bir araya getirirler.

7 Eylül 1998′de Google Inc. California’da ki Menlo Park’da kapılarını tüm dünyaya açar. Kapı bir uzaktan kumandayla birlikte gelir. Çünkü ofisleri bir arkadaşlarının garajına bitişiktir ve kiracısı olduğu bu yeri onlara ikinci defa kiralamıştır. Bu yeni yerin büyük avantajları vardır; Çamaşır makinası, kurutma makinası ve jakuzi. Ayrıca şirkete alınan ilk eleman içinde park yeri de vardır. Bugün Google’ın teknoloji yöneticisi olan Craig Silverstein şirkete alınan ilk çalışandır. Şirket açıldığında hala beta aşamasında olan Google.com günde 10.000 arama sorgusunu cevaplar. Başarılı sorgulama sonuçları basının ilgisini yeni kurulan bu şirkete çekmeye başlar. USA Today ve Le Monde gazetelerinde google.com’u öven makaleler çıkar. O yılın Aralık ayında PC Magazine dergisi Google.com’u ilk 100 site içinde gösterir ve 1998′in en başarılı arama motoru seçer. Böylece Google.com tüm dünyayla tanışmak üzere yola koyulur. Google.com her yeni girişimci şirketin başına gelen sorun gibi ilk ofisleri olan Menlo Park’daki yer artık onlara yetmez.

Şubat 1999′da yani kurulduklarından sadece 6 ay sonra Palo Alto’daki üniversite caddesindeki yeni ofislerine taşınırlar. Çalışanların sayısı nerdeyse üç katına çıkmış ve sekiz kişiye ulaşmışlardır. Arama motor günde 500.000 sorgulamayı karşılamaktadır. Şirkete olan ilgi yoğunlaşmıştır. Red Hat ilk kurumsal arama motoru müşterisi olarak Google.com sunucularında Linux açık işletim sistemi kullanılmak üzere onlarla anlaşma yapar.

7 Haziran’da şirkete Silikon vadisinin önde gelen risk sermaye şirketleri Sequoia Captial ve Kleiner Perkins Caufield & Byers 25 milyon dolarlık ikinci tur finansal sermaye girişini yapar. Larry ve Sergey’in projelerini bugün tanımlamalarını istesek ve internet kullanıcıları neden sizi kullansın diye sorsak herhalde basit bir cevap verirlerdi: “Arama motoru teknolojisine yenilik getirdik, yazılımımız aradığınız sözcükle bağlantılı sayfaları diğer arama motorlarından farklı analiz ederek daha iyi sonuç ortaya getiriyor ve kullanıcılar zaman kazanıyorlar. Google 7 yıl içinde inanılmaz bir hızla büyüdü. Bu büyümenin altında ezilmedi, yer aldığı isabetli girişimleriyle herkesi şaşırttı. Geçtiğimiz aylarda halka arz edilmesinden 4 milyar dolar gibi çok büyük bir gelir elde etti ve bugün farklı projelere yaptığı yatırımlarla Microsoft gibi dev firmaların rakibi oldu.

Şirketin kısa öz geçmişi bu kadar. Fakat Google sıradan şirketlerden çok farklı. Onu farklı yapan ise sahip olduğu kültür ve çalışan memnuniyeti.  Girişimci olarak üstad bildikleri Eric Schmidt Google’ın bu güne gelmesinde kurumsal olarak öncülük eden bir isim. Bu yaşlı kurt Google için Pepsi şirketini bıraktı ve genç girişimcilerin aklındaki projenin aslında günlük hayatta her 16 milisaniyede bir yüzde 35 yoğunlukla ihtiyaç duyulan şeyin yani bilgiyi aramanın önemini ilk kuruluş yılından itibaren gördü. Bu dikkatle takip edilmesi gereken ve ilham alınması gereken bir vizyon.

Larry ve Sergey araştırma için dahi birbirinden ayrılmaz bir ikili bana göre. Her sene değiştikleri şirket patronluğuyla uyumun ve birlikte çalılanın nasıl mümkün olabileceğini gösteriyorlar. Web sitelerinden şirket profillerine girildiğinde ise şirket politikası oldukça basit: basitlik ve erişilebilirlik. Bu vizyon girişimlerinin dünyaca kabul görmesini sağladı. Bugün dünyada farklı teknoloji alanlarına girmiş olan Google arama motoru, mail, akademik, görseller, kitaplar, üç boyutlu çizimler, etkileşim projeleri kısacası teknolojiyi basit ve anlaşılır kılma adına kendini adamış bir şirket. Üstelik son yıllarda yaptığı akıllı anlaşmalarla Youtube ve Motorola gibi önde gelen teknolojileri de bünyesine kattı. Bugün sadece youtube da saniyede yüklenen video süresi saatleri buluyor. Mobil iletişime, uzay bilimlerine, gök bilimciliğine de yatırım yapan şirket yıllar sonra hayatımızın vazgeçilmezlerinden olacağı kesin.

Larry Page ve Sergey Brin girişimlerinin bu kadar basit olmasını Google’da oluşturdukları şirkete borçlu. Peki nasıl mı ? Öğle arasında hemen herkes ofisteki kafede yemek yer; herhangi bir masada bulduğu ilk boş yere oturur ve farklı ekiplerden Google çalışanlarıyla keyifli bir sohbete dalar. Yeniliğe olan adanmışlık, herkesin fikirlerini ve görüşlerini özgürce paylaşmasına bağlıdır. Her çalışan şirkete aktif katkıda bulunur ve herkesin birden fazla görevi vardır. Her Google çalışanının, başarının eşit derecede önemli bir parçası olduğuna inanılır. Bunun için tüm çalışanların bir araya geldiği haftalık toplantılarda (“TGIF”; “Şükürler Olsun, Bugün Cuma”) kimse doğrudan Larry’e veya Sergey’e soru sormaktan veya voleybol maçında şirketin üst düzey bir yöneticisine karşı smaç atmaktan kaçınmaz.

İşe alım sürecinde son derece kapsayıcı bir politika izler ve beceriyi deneyimin önüne koyarlar. Dünyanın her yerinde ofisleri vardır ve Google çalışanları arasında Türkçe’den Telugu’ya kadar düzinelerce farklı dil konuşulur. Bunun sonucundaysa Google’ın hizmet verdiği küresel kitleyi yansıtan bir ekip ortaya çıkar. Google çalışanları, iş dışında, arazide bisiklete binmekten içecek tatmaya, uçak pilotluğundan frizbiye kadar çeşitli ilgi alanlarına yönelir.

Büyümeye devam ederken, daima aramayı mükemmelleştirmeye yönelik bağlılıkları paylaşan ve bunu yaparken de harika vakit geçiren kişileri ararlar.

Şirketin, sevimli takma adıyla Googleplex olarak da bilinen genel merkezi, Mountain View’da (California) bulunmaktadır. Bugün orada tüm dünyadaki ofislerinden sadece biridir. Ofisler tıpatıp birbirlerine benzememekle birlikte bazı temel özellikleri paylaşırlar. Bir Google çalışma alanında görebileceğiniz özelliklerden bazıları şunlardır:

  • Buenos Aires’teki bir duvar resminden Zürih’teki teleferiklere kadar her ofisin yer aldığı bölgeyi ve kişiliğini ifade eden yerel tatlar.
  • Toplantı aralarında etkili seyahat için bisiklet veya scooter’lar, lava ışıkları, masaj koltukları ve büyük şişme toplar.
  • Küçük kabinleri, yurtları, karışık odaları ve az sayıda da olsa tek kişilik ofisleri paylaşan Google çalışanları.
  • Mobil kodlama, hareket halindeyken e-posta gönderme ve not alma gibi işler için her yerde dizüstü bilgisayar bulunur.
  • Langırt, bilardo masaları, voleybol sahaları, çeşitli video oyunları, piyanolar, masa tenisi ve yoga ve dans sınıfları içeren spor salonları.
  • Meditasyon, sinema, şarap tatma ve salsa dansı gibi tüm ilgi alanlarına yönelik sıradan çalışan grupları.
  • Tüm personel için çeşitli kafeteryalarda sağlıklı öğle ve akşam yemekleri.
  • Google çalışanlarının gün boyunca ayakta kalmasını sağlayan, çeşitli aperatiflerle ve içeceklerle dolu mola odaları.

Google bir girişim örneği olması açısından benim takdir ettiğim ve hedeflerimde örnek aldığım bir şirket. Larry Page ve Sergey Brin ise bugün dünyada en başarılı girişimci olmalarının yanında zeka ve emek ürünü olan bir yapıtın genç yaşlarda da başarılabileceğini gösterdiler. İyi ki varsın Google. Yaşasın googling.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*


*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>